
Her insanın hayatında kendisi için çok önemli olan zaman dilimleri vardır.
Kimimiz için okul hayatının ilk günü, kimimiz içinse arkadaşlar ile kutlanan ilk doğum günü unutulmazdır. Hızla akıp giden zaman içinde bazen geriye dönüp bakalım. Su üzerinde bir ağaç gövdesine takılıp kalan eşyalar gibi zihnimizde de hemen hatırladığımız ne çok şey var.
Bize bir şeyler hatırlatan bu olayların önem sırasını da kendimiz belirleriz. Doğumdan başlayıp ölüm anına kadar başımızdan geçen her şeyin olay örgüsü içindeki yeri ve anlamı bizim ona yüklediğimiz değer kadardır. Ve bu değer de bizde bıraktığı etki ile ölçülebilir.
Böyle anların üzerimizde bıraktığı izlenimi farklı yollarla da ifade etmek mümkündür. Kimi için bir sonbahar sabahı ile başlayan sözler, kimi için gün ve saate kadar verilen zaman aralığı, kimi için de geçmiş zaman olur ki betimlemesi bazı şeyleri anlatmaya başlamak için yeterlidir.
İnsan yaş aldıkça karşılaştığı bazı durumların kendisi için çok daha önemli olduğunu, bu tür olayların kendisini diğerlerinden çok daha fazla etkilediğini de kavrayabilir.
Bizi biz yapan bu olayların en önemlileri ruhumuzu yansıtan zaman duraklarında gizlidir. Gülerek hatırladıklarımız üzüldüklerimizden daha fazladır ya da olmalıdır. Belki de bunun böyle olmasını bizler isteriz. Çünkü insan doğası gereği her zaman, kendini hayata bağlayan mutlu olayları daha fazla düşünmek ve canlı tutmak ister.
Bu yazıyı okurken neleri hatırladığınızı aslında çok merak ediyorum. Hayata tutunmak için ilk çırpınışlarınız, ilk olarak ben de bu hayatta varım mücadeleniz ya da ilk hayal kırıklıklarınız ortak mıdır?
- İlkokul öğretmeniniz ile ilgili düşünceleriniz nedir?
- Ortaokul sıralarına geri döndüğünüzde aklınıza hangi arkadaşınızın ismi geliyor?
- Evden tek başınıza çıkarak bir şeyler yaptığınızda, akşam dönüş saatinin geciktiğini fark edip, yaşanacak aile içi krizlere kendinizi nasıl hazırladınız?
- Gelecekte nasıl bir yaşam kurma hayaliniz vardı? Neleri yerine getirebildiniz?
- Babanızdan işittiğiniz ilk yüksek sesli nasihat hangi konuya çekidüzen verilmesi içindi?
- Kıyafetinize karışan annenizle ilk kez kaç yaşında ciddi ciddi tartışmaya başladınız?
- Mahallede sizi dövmeye çalışan çocukla daha sonra hiç karşılaştınız mı?
- Ya da yakın akrabalarınızdan birinin herkesin yanında size sempatik davranması, tek başınıza kaldığınızda azara dönüştü mü?
Düşündükçe sizin de aklınıza gelecek bir çok sorunun cevabında sadece geçmişimiz değil kimliğimiz ve karakterimiz de saklıdır. Önemli olan, bizi biz yapan ve kendimizi anlatan bu durumları ruh dünyamızdaki anlam ilişkisine göre sıralayabilmektir. Kendinizle ilgili en kritik tarihin ne olduğunu ancak siz bildiğiniz için herkesin tarihsel hafızası kendine özeldir.
Benim için bu tarihi önemli kılan nedene gelince galiba artık gerçek gündemime başlamalıyım.
14 Mayıs tarihinin benim açımdan anlamı, bu tarihin kendisine mana yükleyen kişi ile ilgilidir. Çocukluğumda hep merak ettiğim bir konu vardır. Küçük dünyamda düşünüp durduğum ve cevabını çok merak ettiğim bu durumla ilgili zihni sorgulamalarım, cevabına karşılık gelen olayla elbette yüzleşmiştir. İşte bu yüzleşme ve alınan kararın çevremdeki insanlarla kutlandığı gün, beni ben yapan durumları da olgunlaştırmış, kemale erdirmiştir.
Hayatınızdaki dönüm noktalarınızı şöyle bir gözden geçirin. İlk aklınıza gelen ve zihin dünyanızdaki anlam haritanızın merkezine yerleşen konuları düşünün. İşte bu hareketlilikte son durduğunuz yer, hayat döngünüz içinde merkeze aldığınız yer olmalıdır.
Benim de kendimle ilgili dönüm noktalarım 14 Mayıs 2006 tarihine kadar farklı konular olmuştur. Bir dönem, okulda aldığım takdir belgesini yaşam koşusunda bir start yeri olarak görmüşüm, bir dönemse mesleğimi yapmak üzere atandığım tarihi milat kabul etmişimdir.
Ama neticede ben 20 senedir yalnız kendimle değil hayat içinde verdiğim her türlü mücadele ile ilgili de en doğru kararı aldığımı sadece 14 Mayıs’ta değil yılın her günü idrak etmekteyim. İşte bunun için bahsi geçen tarihin anlamı benim açımdan milâdi bir zaman dilimine denk gelmektedir.

İŞTE BU YÜZDEN;
- Ailemle yapılan istişarenin sonucunda, görücü usulü başlayan bir merâsimin yürek yangınına dönüştüğü anın taçlandığı gündür 14 Mayıs
- Uzun kumral saçların, manalı ve mahcup bakışların gönül dünyama anlam kattığı günü işaret eder 14 Mayıs
- Hayatı paylaşmak için alınacak kararların nefesin yettiği güne kadar olan süresini belirlemek için takvimlerde ayrılan zamanın başlangıcıdır 14 Mayıs
- Fedakârlığın ve paylaşmanın sadece 1 gün değil son nefese dek süreceğini kalbime ömür boyu yazan imzanın atıldığı gündür 14 Mayıs
- Her daim birisinin sizden daha kabullenici, daha tavizkar, daha orta yolcu, daha iyimser, daha çabuk karar alan ve daha gerçekçi olduğu bir beraberliğin, en masum nişânıdır 14 Mayıs
- Aşkı, sevgi ve saygı ile harmanlayan bir yuvanın temellerinin atıldığı gündür 14 Mayıs
- Benim hayatımda sevdiğim kadınla birlikte yürüyeceğimiz yolun, zor olsa da aşılmaz olmadığının hatırlatıcısıdır 14 Mayıs
- Yaradan’ın benim için en iyisini dileyip bu konuda teşvik edercesine mesaj verdiğine inandığım hayatı çevremdeki herkese duyurduğum gündür 14 Mayıs
- Kalbimin huzur bulduğu yerin gönül penceremden izlendiği zamanda durmaya başladığı tarihtir 14 Mayıs
- Yol arkadaşımla kader çizgisinde kaybolmamak için en çok dua ettiğim ve mahşerde yine aynı yolu yürümenin nasip olması adına yakardığım zaman dilimidir 14 Mayıs
- Kendimi çok fazla şanslı saydığım ve beni bu dünyada iki güzel evlâtla buluşturan merasim gününün başladığı andır 14 Mayıs
Bu güne yönelik söylenecek çok şey olduğunu düşünüyorum. Ama benim hayatıma dokunan ve benimle bu hayatı paylaşan gönül yoldaşım Yasemin Hanım’ın, bu kadar yeterli dediğini duyar gibiyim. Kendisi ile tanıştığım günden itibaren olumlu ya da olumsuz yaşadığım her şey adına vesile kıldıkları için Yaradan’a minnettarım. Karşılaştığımız tüm durumların olumlu olmasının imkân dâhilinde bulunmayacağının bilincindeyim.
İşte benim de 14 Mayıs’ım bu şekilde hissedilmektedir. Sevgili eşim Yasemin Hanım’a kendisini ne kadar çok sevdiğimi söylediğim zamanların, bu şekilde kaleme dökülen yansımaları ile dolup taşmaktadır. İyi ki bu hayat yolculuğuna seninle başlamışız, iyi ki bu hayatın tüm olup bitenlerini seninle göğüslemekteyiz. Seni çok seviyorum her şeyim, nice senelere…
Mehmet Süreyya KÜÇÜK

Yorum bırakın